zamana, mekana, kisilere gore gorecelik gosteren ama olmasssa da olmayan bi kavram..
eğer hayatımı yeni baştan yaşayabilseydim
o yaşamda
daha çok hata yapardım.
o kadar mükemmel olmaya çalışmazdım... daha çok dinlenirdim.
bu yaşamda, onca ciddiyetin arasında yapamadığım kadar eğlenirdim.
o kadar temiz kalmazdım.
daha fazla riskler göze alır, daha çok gezer, daha çok günbatımı seyrederdim,
daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim
gitmediğim daha çok yere giderdim.
daha çok dondurma, daha az bezelye yerdim.
daha çok gerçek sorunlarım, daha az sanal sorunlarım olurdu.
ben yaşamın her dakikasını gerçekçi ve kitabına uygun yaşayan insanlardan biriydim.
elbette mutluluk anlarım da oldu.
ama geriye dönüp, baştan başlayabilseydim çok daha fazla iyi anlarım olurdu.
çünkü, eğer bilmiyorsanız, yaşam bundan ibarettir, anlar, yalnızca anlar...
"şimdi"yi sakın kaçırma.
ben, yanında, termometre, bir şişe su ve paraşüt olmaksızın asla bir yere gidemeyen insanlardan biriydim.
eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, çok daha hafif gezerdim.
eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, baharın başlamasıyla birlikte ayakkabısız yürümeye başlar, sonbahar bitimine değin çıplak ayakla devam ederdim.
bilinmeyen daha çok yola sapar,
güneşin doğuşunu daha çok seyreder,
daha çok çocukla oynardım
yalnızca bu yaşamda bir şansım daha olsaydı.
gel gör ki, işte 85 yaşındayım
ve biliyorum ki,
artık ölmekteyim....
sinemada film izlemek, müzik dinnemek, gitar çalmak, futbol maçı izlemek, bide sex...
devamli degisen, cogu zaman sevgiyle bazen de felsefeyle yaratilan kavram.
limonata ve kuş boku işte hayatın anlamı bu...
çözmek için çaba harcayanlar sonunda cevabı bulamıyolar ama kafaları fena çözülüyor
hayatin anlami
hayatin anlami nedir varmidir sorusunu kendine sormak dusunmekdir
hayatta aradıklarını bulamayanların, hayattan sıkılanların , lam bu işin kesin bi anlamı varda biz ıskalıyoruz diyip sordukları soru
olunce ogrenebilcek bir konu.
sen ne anlam veriyosan o..
sartre
hayatin anlami yok halleri var yalnizca..
insanlar daha iyi sex icin yasaralar
canlı varlıklarda doğumdan ölüme kadar etkinliği sağlayan olguların tümü, yaşam
sıcak bir yaz günü ılık bir banyoyu muteakip, dolaptan bir bira çıkarip, bir beyaz elma soyduktan sonra, bornozla tv'nin karsisina oturup genital organlari kasirken trt2 belgeselleri seyretme eylemine verilen genel isim.
“eee zebercet, anlat bakalim; hayatin anlami nedir?” pek onemli bir laf ettigini saniyor. akli sira kendi halinde kisir kisir donen tekere comak sokuyor. bir kere soru yanlis ve sacma. yok ki oyle bir sey, hayatin anlami. ne koyarsan odur iste; benim ne koydugumdan sana ne. bulabildigim en buyuk teflon tavayi suratinin orta yerine indirirdim ama, madem canin peygambercilik oynamak istedi...
muppet show’un acilis sebzesine bak. “muzik baslasin, isiklar yansin; makyaj, kostumler.” kimdi “dunya bir oyun sahnesidir” diyen dallama, shakespeare mi? (bkz: tiksindim tiyatrodan) al sana sahne, al sana hayat. belki fozzie’nin cani cok sikkin; fakat kalbini zehirleyen aciya gulup geciyor, gozyaslarini ve istirabini soytariliga donusturuyor. sonra locadaki ihtiyarlar: “neden geliyoruz buraya? / sanirim hicbir zaman bilemiycez. / bu soytariligi seyretmek, / bir nevi iskence.” hayat hakkinda bundan daha net bir ifade olabilir mi? muppet show’a hos geldik safa geldik. ve noktayi trompetiyle gonzo koyuyor. eger gonzo da israfil degilse n’oliyim; kiyametin habercisi boruyu otturuyor ve topumuzun cani cehenneme.
jim henson hayatta degil, fakat mithat bereket cetenin yasayan uyelerini bulsun ve sorsun: bu muymus kuklalarin sirri? kukla yahu, al sana bir gizli anlam daha.
“eee zebercet, anlat bakalim; hayatin anlami nedir?” ben senin ilkokul cagindaki evladin miyim, “anlat bakalim, bugun ne ogrendin?” hayat bilgisi vardi bugun, ebemizin nasil beepildigini ogrendim. iyi mi?